Thursday, July 10, 2008

YAGMUR

Yagmur,Yagmur,Yagmur,Yagmuuuurrr..............

26/6/2008 ·



Haziran, yagmur ayiymis hic bilmezdim..Son iki haftadir hergun yagmur yagiyor ve genelde bardaktan bosanircasina...Temmuz ortasi gibi bitecek deniyor, bilmiyorum bitermi ama dort gozle bekliyorum bitmesini, cunku yagmurla birlikte nem de artiyor ve cekilmez oluyor...Cunku yagmurla birlikte, gunlerdir hava da koyu gri ve gunesin yuzunu unuttum :-(
Sikayet etmemeliyim aslinda, cunku gecen yil Turkiye'de ki sicaktan nefret etmistim ve ogrendigim kadariyla daha Haziran basinda ayni sicaklar baslamis, ne kotu...uzuluyorum o verimli, cennet topraklarin kuraklasmasina, yagmurun o diyarlari tamamen terk etmesine,cunku her ne kadar sikayet etsem de yagmur verim demek,uretim demek ,bereket demek ama yagmur yagmiyor artik benim ulkeme,tabiat ana o kadar futursuzca kullanilmasina kizdi ,darildi belki de bize..Japonya'da cevre icin yapilanlari gorunce benimulkemin topraklari da hakediyor bu muameleyi diyorum ama biliyorum ki ulkemde buyuk cogunluk cevreymis, toprakmis o islerle ilgilenemez su an cok mesguller onlar..Turban , Ataturk devrimlerinin Turk ulusunda yarattigi travma(!) gibi cok daha muhim, acil meseleleri var...Ataturk sayesinde bugun ozgurce demec verebilen bayanlar onu sevmediklerini ,Humeyni'yi sevdiklerini soyluyorlar, Ingiltere himayesinde olsak daha rahat yasardik diyorlar...Ve ben uzuluyorum burada ...Onlar gibi dusunebilsem gidin o zaman , oralarda sectiginiz ulkelerde ,gonlunuzce yasayin derdim..Neyse,nereden nereye geldim ama hep yaziyorum ya, uzuluyorum ben elimizdeki degerlerin, topraklarin bu kadar kiymet bilinmeden tuketilmesine..
Belki de uzaklarda olmak daha iyi bu durumda, bir mailde okumustum yazan kisi diyordu ki''Yurt disinda yasiyorum,ulkemi daha cok seviyorum' , cok hosuma gitmisti cunku tamamen benim gorusum .
Yagmur beni aldi goturdu yine uzaklara....Ama bu havada zaten baska ne yapilabilirdi ki..
Evde oturup hayal kurmak,iyisiyle kotusuyle uzaklara gitmek en guzel yani yagmurlu havalarin...

KAMAKURA

KAMAKURA

13/4/2008 ·


Havalar guzellesti,bahar geldi oyleyse yakin cevreyi tanimaya baslamali diye dusundum,her ne kadar Tokyo'da sehrin farkli yerlerini tek tek gezmeye calistiysam da sehir disi hakkinda hic bir fikrim yoktu.Kardesimle 1.5 yil once Japonya seyahatimizde Kyoto'ya gitmistik ama gunubirlik bir seyahat oldugu icin cok fazla yer gorememistik.Cevremde ki insanlar genellikle Kamakura'dan bahsediyor ve ne kadarhos bir yer oldugunu soyluyorlardi,oyleyse bu ilk seyahat neden Kamakura olmasin diye dusundum.






Shinkansen denilen Japonlarin meshur hizli trenleri degil,siradan bir trenle yaklasik 45 dakikalik bir yolculugun ardindan Kamakura'ya ulastik.Havanin gunesli ve guzel olmasi avantajdi ve ilk girdigim tapinak,manzara ve huzur dolu atmosfer beni buyuledi.Zen Budizm tapinaklarinin insani etkileyici sekilde bir dinginligi var,her sey o kadar huzurlu ve sessiz ki gurultu yapmak istemiyor,en dusuk ses tonunuzla konusuyorsunuz.Kamakura Japon Imparatorlugu'nun eski baskentlerinden biri ve cok fazla tapinak var.Ilk tapinagi gordugumde, gorecegim digerlerini bilmedigim icin bundan daha guzel bir ibadethane olamaz diye dusunmustum am cok yanildigimi ilerleyen saatlerde anlayacaktim,cunku her gordugum yeni tapinak bana en ilginci,en farklisi ve en etkileyicisi gibi geliyordu.Japonlar ,Budizm ve Shintoizm'i benimsemisler,ve belkide bu yuzden bu huzur ,dinginlik ve sukunet hayatlarinin her alaninda kolaylikla gorulebilir.Kamakura'da hem Budist hem de Sinto tapinaklari var ve her biri ayri guzel.Shintoizm ,cok tanrili bir din ,bu yuzden tapinaklarda bir suru tanrinin heykeli var ve beni uzen goruntulerden biri de ebeveynlerin dogup olen ya da dogmadan olen bebekleri icin tapinaklarin bahcesine diktikleri bebek heykelleri..Ebeveynler bu heykellerin bakimi icin gercekten zaman harciyor,belki de tapinakta calisan rahipler bakimi ustlenmistir ,o konuda yorum yapamiyorum,Oyle ki bu heykeller bebek kiyafetleri giydirilmis ve kucaklarina cicekler birakilmis... Doga da buyuleyici ve tapinaklarin huzuru bulmasina yardim ediyor gibi...Okyanus,yesilin her tonunun gorulebilecegi daglar,cicek acmis kiraz cicekleri yani 'sakura' her yerde...Bahar coktan ziyerete gelmis buraya diye dusunurken okyanus kiyisina inmek uzereyken bes dakika icerisinde hava tamamen degisti ve karanlik ,gri ve cok ruzgarli bir hale geldi.Okyanusun buyuk dalgalari sahili dovmeye basladi ve bir kac sorfcu disinda kimse yoktu,ne suyun icinde,ne okyanusta ne de sehri okyanusa ve sahile baglayan caddede.California' ya benzemeye calisan sahilde yine California vari bir cafe de ananas suyu icmek tum gun boyunca etkisinde oldugum Japon kulturuyle cok bagdasmasa da sonsuz keyif aldim.



45 dakikalik yolculugun ardindan tekrar hareketin ve parlak isiklarin sehri Tokyo'ya dondugumuzde isiklarin en bol oldugu caddelerden birinde,Roppongi'de Starbucks'ta cay icip caddeyi seyrederken ruhumu dinlendirmenin ne kadar hos bir sey oldugunu dusundum,kendi kendime gulumsedim ve bugunu yasayabildigim icin cok cok mutesekkirim dedim..